Kararlarımızın  Farkında mıyız ?

 

Businessman thinking to choice in between thunder and sunny way 

Şu anda bu yazıyı okuduğunuza göre demek ki az önce bu yazıyı okumaya karar verdiniz.

Belki tahmin ettiğinizden de önce karar verdiniz; uzmanlara göre bir eyleme geçmeye karar verdiğimizi düşündüğümüz andan 6 saniye önce beyinde zaten bu karar verilmiş oluyor. Varsayalım sabah işe gideceksiniz, pencereden dışarı baktınız ve havanın bulutlu olduğunu gördünüz, hava durumu bilgisinde de yağış ihtimali olduğu yazıyor.

reflection of trees in a puddle

Bir karar vermek durumundasınız, ya yanınıza şemsiye alacaksınız yada havanın yağmayacağına kanaat getirip almayacaksınız. Diyelim ki almadınız ve hava yağmadı, şanslısınız ama tersi olsaydı ıslanacaktınız veya aldınız ama yağmadı. Biraz yükünüz olacaktı veya yağarsa kuru kalacaktınız. Aslında yaptığımız her hareketin, aldığımız her kararın  altında bu tür bir mekanizma var ve süreç yukarıdaki örnekten çok da farklı değil; girdileri alıp, değerlendirip kendimizce en uygun olan kararı veriyoruz ve bunun sonucundan etkileniyoruz. Aşağıdaki şemada da gördüğümüz gibi hangi noktaya varacağımız tamamen yol boyunca aldığımız kararlara bağlı olacak.

 

Vardığımız noktayı bir binanın bitmiş hali olarak düşünürsek yol boyunca aldığımız kararlar bu binaya koyduğumuz doğru tuğlalar olarak düşünülebilir. Bunu ister bir yaşam olarak düşünün isterseniz başı ve sonu belli bir proje olarak düşünün. Dolayısıyla bu yol boyunda geçtiğimiz her kapı bir yön değişim noktası. Soldaki kapı mı, sağdaki kapı mı yada bazen daha çok seçenek vardır; üçüncü, dördüncü, beşinci kapı mı ?

 

Open white door on red wallKimi kapı bize çok cazip görünür ama arkasındaki yol çok engebelidir. Kimi kapı ise çok sıradan görünmesine rağmen arkasındaki yol açık ve aydınlıktır. Zor olan ise arkasını tam olarak göremediğimiz belki de hiç göremediğimiz bu kapılardan hangisinden geçeceğimize karar vermektir. Doğru karar bizim için hangisi ; geçerken bizi mutlu edecek ama sonra “keşke” dedirtecek kapı mı yoksa geçerken pek hoşlanmasak da sonradan “iyi ki” dediğimiz kapı mı, yada hem geçerken mutlu olduğumuz hem de sonradan “iyi ki” diyebileceğimiz bir kapı var mıdır ? Bazen tercihimizi sonradan değiştirmek de mümkündür, girdiğimiz yoldan geri döner, kapıdan çıkar ve diğer kapıdan gireriz ama bu durumda hem zaman kaybederiz hem de ilk girdiğimiz yolun üzerimizde bıraktığı yükü atmak kolay olmaz. Buna ister yük deyin isterseniz tecrübe hayatımızın “olmazsa olmazı”dır bu çoğu zaman.

Bu süreci yaşamımız olarak düşünürsek başlangıç noktasını “doğum”, bitiş noktasını ise “mükemmel hayat” olarak kabul edelim. Varış noktasına ulaşmak için belirli bir süremiz var ve pek uzun değil. Doğru kapılardan geçen kişiler bu noktaya daha çabuk ulaşıyor diğerleri ise yolda vakit kaybediyor, bazılarıysa sürekli yolda kalıp varış noktasına hiçbir zaman ulaşamıyor. Tabii ki yaşam -doğru kararları verdim ve mükemmel hayatı yaşıyorum- diyecek kadar basit değil ama şimdilik bu durumu  değişkenlerin sabitlendiği bir özel durum olarak kabul edelim.

Şöyle bir eğitim programı olsaydı ne kadar mükemmel olurdu : “Her durumda en iyi kararı verme eğitimi”…  Her ne kadar böyle bir eğitim mümkün olmasa da bu yolda başvuracağımız en iyi kaynak kanımca içeriği bilgi ve tecrübelerimizden oluşan kendimizin yazdığı ” Hayat El Kitabı” .

 

Book

Sağlıcakla Kalın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir