Anında Sorgulamak-1

Bir çoğumuzun, günlük yaşantısı içinde zihninden geçen yaklaşık 50,000 düşüncenin bir kısmı da kendimizle ilgilidir. En azından sabah evden çıkarken bakmışızdır aynaya nasıl görünüyorum diye. Belki beğenmişizdir kendimizi belki de bir yerimiz hoşumuza gitmemiştir ; saçlarımız, cildimiz yahut göbeğimiz yada o gün pek keyfimiz yoktur, canımız sıkkındır, akşamdan bir konuya aklımız takılmıştır rahat uyuyamamışızdır. Aynaya bakınca hiçbir yerimizi beğenmeyiz, tamamen farklı bir insan görmek isteriz karşımızdaki sırlı cama bakınca. Tam aksi de olabilir, bakar ve bir kusur bulamayız, hafiften bir tebessüm yayılır dudaklarımıza. Aniden bir enerji dolar damarlarımıza ve vücudumuzu dolaşır. İşte aslında olmak istediğimiz de budur. Aslında aksini aynada gördüğümüz kişi aynı kişidir, bay/bayan falanca, filanca senedir birliktesinizdir ama baktığınızda sanki farklıdır bugün daha bir yakışıklı daha bir güzeldir.

Gün içinde diğer insanlarla ilişki kurdukça kendimizden uzaklaşıp onları gözlemlemeye, yorumlamaya başlar zihnimiz. Önce fiziksel görünümlerini algılar ve bir ön kategoriye yerleştiririz istemsiz olarak. Sözlü veya sözsüz etkileşime geçince karşımızdakinin beden dili, ses tonu, konuşma tarzı ve söyledikleri şekillendirir kişi hakkındaki fikrimizi. Aslında bunu bilinçli olarak yapmayız. Kendiliğinden oluvermiştir, biz öyle hissederiz, fakat bu arada beynimizde bir takım süreçler işlemektedir. Bizim bilgi, tecrübe ve yargılarımızdan oluşan filtreler karşımızdakini bir kategoriye oturtmuştur bile. Soğuk, sempatik, aceleci, güven vermeyen, rahat, yavaş, gergin, hoş … Bunlar ve benzeri sınıflandırmalardan biri veya bir kaçı bu kişi ile ilgili bizim vardığımız sonuçtur. Eğer sorgulamazsak neden bu kanıya vardığımızı pek de düşünmeyiz.

Ardından karşımızdaki kişinin konuşmasını, fikirlerini ve en çok da bizim hakkımızda söylediklerini değerlendiririz. Bu değerlendirmeler dışarıya gösterdiğimiz veya göstermediğimiz tepkiler doğurur.

İşte yazının başlığı buna değiniyor, günlük yaşantımızda zihnimizden geçen düşünceler, nasıl davrandığımız, ne söylediğimiz, ne hissettiğimiz, hepsinin altında yatan nedenler var.

Amaç: Yukarıda bahsettiğimiz düşünce, duygu ve davranışları oluştukları anda sorgulamak, neden böyle düşündüğümüzü söylediğimizi veya davrandığımızı incelemek, bunlar bizim için doğru mu, yararlı sonuçlar üretecek mi ve tabii ki genel değerler (toplumsal, ahlaki, evrensel) açısından uygun mu ? Anında analiz edip karara varmak ve gerekiyorsa düzeltmeler yapmak.

İnsanın kendisinin farkında olması, ne düşündüğünün, söylediğinin ve yaptığının bilincinde olarak yaşaması her şey bir yana insana huzur veren bir durumdur. Bu konuya bir sonraki yazımızda küçük örnekler vererek devam edeceğiz.

Hoşça Kalın

You May Also Like

About the Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir