Yönetmek

Türk Dil Kurumu sözlüğünde aşağıdaki şekilde ifade edilmiş :

1. Bir kurum veya kuruluşun yasalara, kurallara ve belli şartlara uygun biçimde işlemesini sağlamak, idare etmek, tedvir etmek. 2. Birinin bir konudaki etkinliğine, çalışmasına yön vermek, birini yönlendirmek. 3. sin. ve tiy. Program ve oyunların yapımını, gerçekleşmesini sağlamak: Filmi yönetmek.

Bir kere işin iki muhatabı var ; yöneten ve yönetilen, bir de yapılan bir işlem var ve o işleme konu olacak bir faaliyet alanı.

Yöneten : Yönetici

Yönetilen: Kurum, kuruluş, kişi veya sözlükteki gibi , bir oyun bir film.

Yapılan işlem: Yazının konusu olan yönetmek

Faaliyet Alanı: Kurumun veya kuruluşun işler durumda olması yani yürümesi, kişinin etkinliği, filmin veya tiyatronun gerçekleştirilmesi.

Ayrıca bu işin bir de etki sahası var ; bir kişinin etkinliğine, çalışmasına yön veriyorsanız etki alanınız bir kişiyi kapsar, bir oyun yönetiyorsanız oyun ekibini ve yardımcı elemanları kapsar, bir kurum yönetiyorsanız bir kaç yüz kişiyi, bir kasaba yönetiyorsanız bir kaç bin kişiyi, daha büyük bir topluluk yönetiyorsanız on binlerce veya yüzbinlerce kişiyi kapsar.

Bundan anlaşılan bana göre şudur : bir kişiyi yönetiyorsanız o konuda yönettiğiniz kişiden daha bilgili ve tecrübelisinizdir ve ona yol gösterme yeteceğiniz vardır, bir oyun yönetiyorsanız o konuyu ekipteki herkesten daha iyi biliyorsunuzdur, bir çok oyun yönetmişliğiniz vardır, bu konuda isteklisinizdir ve oyunu başarı ile sahneye koyabiliyorsunuzdur, bir kurum yönetiyorsanız kurumun faaliyet alanı içindeki işleri, işleyişi, insan ilişkilerini o kurumdaki herkesten daha iyi biliyorsunuzdur veya danışmanlarınızla daha iyi bilir hale geliyorsunuzdur, kurumun faaliyet alanı olan konuda tecrübeniz vardır ve bu işi yapmak için isteğiniz vardır. Eğer ülke yönetimde yer alıyorsanız sorumluluğunuz çok daha büyük, işiniz oldukça kapsamlı ve zor ; bilgili, tecrübeli ve yüksek iradeli olmanız gerek.

Yönetmek önemli iştir, şakaya gelmez. İnsanların kadere sizin elinizdedir. Bu iş üstün sorumluluk duygusu, gelişkin bir vicdan, öngörü, engin bir bilgi, tecrübe ve sevgi gerektirir. İnsanlar basit düşünmek ister, karınları doysun, güvende olsunlar, çocukları iyi eğitim alsın isterler. Evlerinin önündeki sokak çamur olmasın, bugün bakkaldan 3 liraya aldığı ekmek yarın 4 lira olmasın isterler. İşleri olsun, akşam evde sıcak yemekleri olsun isterler, aynı zamanda huzur isterler, kafaları rahat olsun isterler. Esnafı, tüccarı, fabrikatörü yarına çıkabilecek miyim diye düşünmek istemez. Çiftçisi ürünümü satabilecek miyim, iyi fiyat verirler mi diye düşünmek istemez. Aynı zamanda kendilerini özgür hissetmek isterler, baskıdan hoşlanmazlar. Zaten kim hoşlanır ki ? Ayrıca insanlar ülkeleriyle gurur duymak isterler. Büyük devlet olmak isterler.

Biliyorum bütün bunları gerçekleştirmek dünyanın yüzlerce, binlerce yıllık kurulu bozuk düzeninde pek kolay değil. Eh ama dedik ya yöneticilik kolay iş değildir. Dirayet ister, çalışma ister, sorumluluk ister. Çünkü konu insanların kaderidir, insanın ne olacağıdır. İnsanlar doğar, yaşar ve ölürler. İkinci bir şansları yoktur. Ne kadar doygun, tatminkar bir hayat yaşarlarsa o kadar mutlu olurlar. Yeni doğmuş bir bebe ne kadar da zayıftır ; tek başına hayatta bile kalamaz. Onun sağlıklı büyümesi, iyi eğitim alması, kendi değerlerini fark etmesi ve değerlerine uygun yaşayarak, üreterek tatminkar bir hayat yaşaması yönetimin esas sorumluluğu olmalıdır. Bu belki de insanlığa yapılabilecek en büyük hizmettir.

Velhasıl zor iştir yönetmek. İnsanın gönlü ister ki herkes mutlu olsun, herkes refaha kavuşsun, gençler, çocuklar iyi eğitim alsınlar, bilimde teknolojide keşifler ilerlemeler bu ülkede yapılsın. Dünyada parmakla gösterilen ülke olunsun. İnsanların sağlık, eğitim, konut gibi temel ihtiyaçları giderilmiş olsun.

Belki de yöneticinin 15 dakikalık mesaisiyle verdiği bir karar bir takım çocukların, gençlerin ve daha doğmamış olanların çok farklı bir hayat yaşamasına neden olacak, karnını zar zor doyuracak, en fazlasından bir okumayı bilecek ve de bir iş bulabilirse, ne işi olursa olsun, haline şükredecek, kendi halinde yaşamaya çalışacak. Öte yandan belki de bu karar bir takım çocukların, gençlerin ve daha doğmamış olanların sağlıkla beslenip büyümesine, iyi bir eğitim almasına, mutlu bir hayat yaşamasına, aralarından bazılarının dikkate değer başarıları elde etmesine, ülkesine insanlığa hizmet etmesini sağlayabilecek.

Bir karar insanların hayatlarını değiştirecek. Ağır iş. Zor karar.

Dedik ya yöneticilik zor iş.

You May Also Like

About the Author: admin

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir